Yasumasa MORIMURA | Bitmeyen Yeniden Yorumlar (52. Sayı)

Japonya, 1951

En Dikkate Değer Çalışması
• Daughter of art history • Actress • Psychoborg

Stil
• Maniyerist Kavramsal

Ayrıca Bkz.
• Manet • Nijinsky • Caravaggio • Rembrant • Van Gogh

Yasumasa, resim, grafik, müzik, moda ile ilgilense de ana kimliği veya ona kimlik kazandıran ana işi -her ne kadar diğer postmodern sanatçılargibi sınıflandırılmayı sevmese de- fotoğraftır.

Çok renkli, kimlikli fotoğraflar… 1996 yılında gerçekleştirdiği 57 fotoğraftan oluşan “Actress” veya Madonna gibi pop kültür ikonlarını yeniden yorumladığı “Psychoborg” serilerinde olduğu gibi…

After Greta Garbo
After Ingrid Bergman
After Marilyn Monroe

 

 

 

 

 

Morimura, Batı Sanatının kültleşmesi ve metalaşmasına, kullandığı imajları kendine mal ederek (temellük), benimseyerek ve yeniden yorumlayarak ve tabi “Japonlaştırarak” eğlenceli bir şekilde cevap verir. Yasumasa, hem Japon hem de Batı Sanatının güzel tat ve kavramlarını kendi yorumuyla iç içe geçirir. Kendi döneminin ve kendi memleketinin diğer sanatçıları gibi Morimura’nın da Avrupa resmiyle ilgili bilgileri, genelde bazı reprodüksiyonlar veya birkaç koleksiyonerin rekor kırarak aldığı eserlerle sınırlıydı. O, Manet’in veya diğer sanatçıların erken modern sanat eserlerini yeniden kurgulayarak hatta yeniden inşa ederek kimi zaman giyinik kimi zaman çıplak ama hep makyajlı, eserin hem ana hem de yardımcı öğelerinin yerine geçerek kendini fotoğraflamıştır.

Son zamanlarda Morimura, eserlerin şeffaf haliyle çalışıp dijital olarak kendini yerleştirmiştir. “Sanatım eğlencedir. Michelangelo da Leonardo da Vinci de dönemlerinde eğlendiriciydiler. Ben bir eğlendiriciyim ve sanatımda bana eğlenceli geleni yapıyorum

Portrait (Futago) 1988

Yasumasa, yeniden yorumladığı Manet-Olympia versiyonunda, örneğin son ürününü birkaç katman fotoğrafı birleştirerek elde etmiştir. Rol aldığı eserde sadece siyahi hizmetçinin değil aynı zamanda “eşcinsel vari” şekilde Olympia’nın da yerine geçerek, “sanat eserinin” tekilliği kadar, ırksal ve dinsel göndermelerde de bulunur. Bu arada bu kılık değiştirme, Japonların halk tiyatrosu Kabuki’nin [1] de fotoğrafta yer aldığının kanıtıdır.

Sanatçının çalışmaları günümüzün terimiyle hibrid çalışmalardır ya da daha doğru bir deyişle anakron (bkz. Dip not 25) diyebiliriz. Bir bakıma Yasumasa, kendi imitasyonlarında eserin orijinalindeki imitasyon noktalarına odaklanır. Örneğin Léon Bakst tarafından tasarlanmış Nijinsky kostümü ve ışıl ışıl parlayan marka ayakkabısı ile “Doublannage (Dancer I)” adlı çalışmasına baktığınızda bunun giysikostüm fotoğrafı olmadığını anlarsınız. Marcel Duchamp’ın alter egosu Rrose Sélavy’de de olduğu gibi…

Daughter of Art History (Theater A)
Daughter of Art History (Theater B)

1 – Kabuki sözcük olarak üç öğeden oluşuyor Kabuki: Ka (müzik-saz), Bu (dans-oyun), Ki (beceri, ustalık, yaratıçılık) vb. gibi. Kabuki’nin ilk gösterileri bir kadın grup tarafından sahnelenmiştir. Fakat 1629’da Tokugawa Shogunlugu, toplumun ahlaki için endişelenerek, tüm kadınların sahne icraatlarını yasaklayan bir bildiri yayınlamıştır. O zamandan sonra Meiji dönemine kadar Japonya resmi olarak hemen hemen hiçbir kadın oyuncuya sahip olmamıştır. Kabuki’de kadın rollerinin erkekler tarafından oynanması gerektiğinden ‘onnagata’ (kadın taklitçisi) olarak adlandırılan bir aktör sınıfı ortaya çıkmıştır. Yavaş yavaş en önemli yönü olarak dans, yerini dramaya bırakmıştır ve profesyonel oyun yazarları ortaya çıkmaya başlamıştır. Bunların en başta geleni Chikamatsu Monzaemon’dur. 18. yy.’da “Kanadeyon Chushingura” gibi kukla tiyatrosu oyunları Kabuki’ye uyarlanmış ve özel olarak Kabuki için tasarlanmış tiyatrolar görülmüştür. Japonya’da sahne sanatlarının özgün karakteristiklerinden biri de her türün kendi özel tiyatrosu ile övünmesidir.

Alper GÜLDEMET