Şirin AYDIN | Zamansız Fotoğraflar (22. Sayı)

Fotoğrafın dünyaya gelişi, bir bayrak yarışı gibi… Sayısız buluş diğerine yaslanmış ve her biri ardından geleni geliştirmiş. Ama bir milat arıyoruz ve okuduğumuz kaynaklar bize Nicephoré Niépce’in 1826 yılında ürettiği görüntüyü ilk fotoğraf olarak gösteriyor. Bu icadı duyurup yaygınlaştıran ise Paris’te Diorama gösterileri yaparken Niepce’le tanışıp ortaklığa giren Louis-Jacques-Mandé Daguerre olmuş. Daugerre, Niepce’in ölümünün ardından da geliştirerek mükemmelleştirdiği “daugerrotip”ini 1839 yılında Fransız Bilimler Akademisine tescil ettirmiş ve bu icat tüm dünyada büyük bir yankı uyandırmıştı.

Ancak o dönemde bir yüzey üzerinde ışıkla görüntü oluşturma üzerine kafa yoran sadece Daugerre değildi. Avrupa’nın pek çok ülkesinde pek çok kişi farklı tekniklerle “fotoğraf” üretmeyi başarmıştı. Fakat Daugerre en hızlı davrananıydı ve işin kaymağını en çok yiyen de o oldu. Ülkenin farklı şehirlerinde açtığı stüdyolara halk ve hatta ünlüler yoğun talep gösterdi ve Daugerrotip’le çekilen fotoğraflar, insanın kendi görüntüsünü saklamasının yeni yolu oldu.

Aynı dönemde farklı yöntemlerle fotoğraf üreten bir başka isimse, yine bir Fransız olan Hippolyte Bayard’dı. Bayard, çalışmalarının Daugerre’e olduğu gibi, kendisine maddi bir dönüşünün olmamasına içerliyordu. 1840 yılında “La Noyade/Boğulmuş Bir Adam Olarak Özportre” adlı bu fotoğrafı kurguladı.

Kendini model olarak kullandığı bu fotoğrafta Bayard, kendisini intihar etmiş bir adam gibi gösterir, fotoğrafın arkasına yazdığı yazıyla serzenişini de dile getirir:

“Diğer yüzde görülen vücudun sahibi Bay Bayard’dır, harika sonuçlarını yeni gördüğünüz ya da görmek üzere olduğunuz yöntemin mucidi. Bildiğim kadarıyla bu hünerli ve yorulmak bilmez araştırmacı yaklaşık üç yıldır icadını geliştirmekle meşgul. Akademi, Kral, kendisinin kusurlu bulduğu bu çizimlerini gören herkes, sizin şu an yaptığınız gibi bunlara hayran kaldılar. Bu onu çok onurlandırdı ve ona bir peni bile kazandırmadı. Bay Daguerre’e çok fazla şey veren hükümet, Bay Bayard için bir şey yapılamayacağını söyledi ve zavallı adam kendini boğdu.
Ah, insani şeylerin fani doğası! Sanatçılar, bilim adamları, gazeteciler uzun süre onunla ilgilendiler ve simdi birkaç gündür morgda sergilenmekte ancak henüz ne bir kimse kendisini tanıdı, ne onu soran biri çıktı. Bayanlar Baylar, koku duyunuzun etkileneceğinden korkun çünkü gördüğünüz gibi beyefendinin başı ve elleri çürümeye başlamaktadır, bu yüzden başka konulara geçelim.”

Fotoğrafları onu zengin etmese de Bayard’ın bu fotoğrafı ilk özportre fotoğraf örneği olarak tarihe geçti ve ona ün kazandırdı.

Şirin AYDIN

Kontrast Sayı 22, Mart-Nisan 2011