Elçin POLAT | Zamansız Fotoğraflar – Henri Cartier-Bresson (21. Sayı)

Bir fotoğrafçının portreleri arasında belli bir akrabalık mevcuttur.
Henri Cartier-Bresson

Fotoğraf makinelerinin boyutlarının küçülmesiyle birlikte, fotoğrafçının sokaklara karışıp yaşamdan anlar yakalayabilme şansı arttı. Bu görüntüler kimi zaman şipşak fotoğraflardan öteye gidemezken, kimi zaman da fotoğrafçısını efsanevi bir figür hâline getirdi.

Henri Cartier-Bresson, “Mutlak An” fikri, fotoğrafları ve yazılarıyla ardılı olan pek çok fotoğrafçıya etki etti, belgesel fotoğrafın en önemli isimlerinden biri oldu. Louvre Müzesi’ndeki ilk fotoğraf sergisi Bresson’a aitti; efsanevi Magnum Ajans’ın dört kurucusundan biriydi.

Bresson, fotoğrafı şöyle anlatıyor: “Fotoğraf, gerçek dünyadaki bir ritmin algılandığını ima eder. Gözün yaptığı, gerçeğin kitlesi içerisinde özel bir konuyu bulmak ve odaklanmaktır; fotoğraf makinesinin yaptığı şey ise basitçe, göz tarafından verilen kararı filme kaydetmektir. Bakarız ve bir fotoğraf oluştururuz gözümüzde, kendi içinde bütünlüğü olan ve tek bir bakışla algılanan bir resim gibi.

Biliyoruz ki fotoğrafta yapma eyleminden çok, görme eylemi önem kazanıyor. Bresson, fotoğraflarında hem bir yaratıcı olarak görme hem de bir izleyici olarak görme rollerini birleştiriyor; bu da onun fotoğraflarındaki başarıyı, rastlantısal ve mekanik olmaktan kurtarıyor.

Bresson, çekim süreci ve “mutlak an” kavramı hakkında şunları söylüyor: “Bazen oyalanır, gecikir ya da bir şeyin olmasını beklersiniz. Bazen de bir kareyi oluşturan her şeyin bulunduğu, ancak tek bir şeyin eksik olduğu hissine kapılırsınız. Ama eksik olan nedir? Belki birisi birden sizin görüş alanınıza girer. Onun ilerlemesini vizörden takip edersiniz. Bekler, beklersiniz ve sonunda düğmeye basarsınız; sebebini bilmemenize rağmen, gerçekten bir şey yakaladığınız hissiyle oradan ayrılırsınız. Eğer objektif ‘mutlak an’da açılıp kapandıysa, içgüdüsel olarak geometrik bir düzen oluşturduğunuzu görür, bu düzen olmadan fotoğrafınızın hem şekilsiz hem de cansız kalacağını fark edersiniz.

Bresson’un fotoğraflarına baktıktan sonra üslup kavramı, hem “anlık olmak”, hem de “rastlantısal olmamak” hâlleriyle anlam buluyor. Onun üslubu bu yüzden esin kaynağı olmaya devam ediyor ve onu zamansız kılıyor.

Kontrast Sayı 21, Ocak-Şubat 2011

Elçin POLAT