Osman ÜRPER | Türkiye’nin Fotoğraf Dergilerinden Bir Portre: AFSAD “FOTOGRAF” Dergisi (33. Sayı)

Bir sanat dalının edebiyatı, yazınsal eserleri ne kadar zenginse o sanat dalı da o kadar zengindir. Dergiler ise bu zenginliğin en önemli göstergelerinden biridir. Ülkemizde fotoğraf sanatının ve kültürünün gelişiminin izlerini arayanlara fotoğraf dergileri önemli ipuçları vermektedir. Şinasi Barutçu, Safder Sürel’le birlikte 1945 yılında Türkiye’nin ilk fotoğraf dergisi olan, “Profesyonel ve Amatörün Dergisi” “Foto”yu yayımlamıştır. Ancak iki sayı yayımlanan bu derginin ardından, aralıklı dönemlerde yayımlanan diğer fotoğraf dergilerinin de kaderleri “Foto” dergisi gibi birkaç sayıyı pek geçmemiş ve 1970’li yılların sonlarına değin uzunca bir dönem Türkiye’de fotoğraf üretenlerin bir dergisi olamamıştır. 1962’de Ayhan Babacan tarafından ancak altı sayı yayımlanan “Fotoğraf” dergisinden, 1977’de yayımlanmaya başlanan “Yeni Fotoğraf” dergisine değin uzunca bir boşluk bulunmaktadır.

Bu tablo ülkemizde genelde fotoğraf yayıncılığı, özelde de, fotoğraf dergileri hakkında çarpıcı bir tablo sunmaktadır. Kuşkusuz her bir yayının ardında, yayımlanma fikrinden son sayısına kadar değişik süreçlerde yaşanan pek çok çarpıcı hikâye bulunmaktadır. Bu hikâyelerin her biri, aslında ülkemizin fotoğraf tarihi, kültürü ve sanatı açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu dergiler arasında ilk defa ticari kaygı gütmeksizin, bir fotoğraf derneği olarak AFSAD’ın yayımlamış olduğu “Fotograf” dergisinin ayrı bir yeri bulunmaktadır. 3 farklı yayın döneminde 57 sayı yayımlanan “Fotograf”, ülkemiz fotoğraf dergiciliğinin yanı sıra, fotoğraf tarihimizden kesitler yansıtması açısından da önem taşımaktadır.

Kasım 1978 yılında ilk sayısı yayımlanan “Fotograf”, AFSAD’ın aylık yayın organı olarak yayımlanmaya başlanmıştır. Biçim olarak bir dergi gibi değil, daha çok geliştirilmiş bir bülten görünümündedir. 19.5×28 cm boyutunda 8 sayfa olarak yayımlanan “Fotograf”, AFSAD’ın bilinçli bir örgütlenme çabasının ürünüdür. Dernek faaliyetlerinin duyurulduğu teksir metinler ve duvar gazetesi sonrasında, İFSAK’la birlikte ortak olarak yayımlanması planlanan “Gerçekçi Fotoğraf” isimli bir fotoğraf dergisine de hazırlık amacı taşımaktadır. Bu proje zaman içerisinde gerçekleşememiş, AFSAD dergi olarak “Fotograf”ı yayımlamaya devam etmiştir.

AFSAD’ın böyle bir çalışma içinde olması, içinde bulunulan dönemin siyasal hareketliliğinin etkisiyle, toplumsal sorunlara duyarlılık gösterilmesi ve fotoğrafı kitlelere ulaştırmada yayınların öneminin kavranmasından kaynaklanmaktadır. “Fotograf” dergisinin ilk sayısında yayımlanan bir yazıda “Tutarlı yayıncılığın gerçekleşmesi için, tutarlı bir örgütlenmenin kaçınılmazlığı bilincindeyiz. Bu nedenle fotoğrafın işlevini yaşama geçirebilmesi, fotoğrafın yaşamın gerçeğini algılama olarak yaygınlaşması açısından, tabanın yayınlar karşısında edilgenlikten kurtulup, etkin duruma geçmesi gereklidir. Taban yayının oluşumuna, gidişine doğrudan yön verebileceği gibi, yayın da tabanın yönelimlerinde belirleyici olur.” [1] şeklindeki ifade ile yayın konusuna verilen önemin altı çizilmektedir.

Yeni kurulan bir dernek olmasına karşın AFSAD’ın belirli bir potansiyeli kazanması sonucunda “Fotograf”ın yayımlanmaya başlanmasını, sonraki yıllarda yaptığı bir değerlendirmede dönemin AFSAD başkanı Kemal Cengizkan “1978 sonbaharında dernek olarak kendimizi bir dergi çıkarabilecek durumda görerek kolları sıvadık.” [2] şeklinde anlatmaktadır. Dergi, içeriğinin hazırlanmasından, basımına kadar tüm aşamaları dernek üye ve yöneticilerinin çaba ve emekleriyle hazırlanmıştır. Derginin hazırlık aşamalarında pikaj ve montaj işlerini yapan Çerkes Karadağ, “Fotograf” dergisinin, özellikle AFSAD’ın başkanı Kemal Cengizkan’ın, Özcan Yurdalan ve Merter Oral’ın büyük çabalarıyla yayımlandığını ifade etmiştir. [3]

Dernekiçi yardımlaşma ile hazırlanan dergi okuyucu ve üyelerine yaptığı çağrılarla onların da aktif olarak bu çabaya katılmalarını istemektedir. Derginin ikinci sayısında yapılan duyuruda “Sadece abone olmak ya da dergiyi almak, bu bağı kurmak için yeterli değildir. Edilgen ve tüketici okurlar değil, etken ve üretici okur ve üyelere gereksinme duymaktayız. Ölgün ve yabancı bir dergi değil, okuru ile bir bağ kuran, canlı, hareketli bir yayın organı amaçlıyoruz.” sözleriyle okuyucularıyla yakın bir ilişki içerisinde olmayı hedefleyen “Fotograf” dergisinde, yayın çizgisi olarak da dönemin en yaygın fotoğraf görüşü “Sosyal Gerçekçi” anlayışın oldukça hâkim olduğu gözlenmektedir.

Bunun yanında, içerikte yer alan haber, fotoğraf ve yazılarda, dönemin hareketli siyasal yaşamının da izleri görülmektedir. Dergide, bu konuda okurlara sık sık çağrı yapılarak, Türkiye sorunlarını belgeleyen fotoğraf ve yazıların yayınlanmak istendiği belirtilmektedir. “Fotograf” ayrıca bir fotoğraf derneği tarafından yayımlanan ilk dergi olma özelliğini de taşımaktadır. Dergi içeriğinde yer alan fotoğraflar o dönemdeki koşullar nedeniyle sadece siyah beyaz olarak basılabilmiştir. Derginin her sayısında siyah beyaz fotoğraf tekniği üzerine yazıların yanı sıra, yabancı kaynaklardan yapılan fotoğraf estetiği üzerine çeviriler ve Kemal Cengizkan’ın hazırlamış olduğu “Fotoğraflara Bakarken” adlı sayfa ile yabancı fotoğrafçıların çalışmaları okurlara tanıtılmıştır.

4. sayısından itibaren dergide, ekonomik konularda bir hareketlilik göze çarpmaktadır. Derginin 4. sayısında fiyatı; 5 TL’den 10 TL’ye artmış, bunun yanında derginin, fotoğraf çevresinde gördüğü ilgi nedeniyle baskı adedi de iki katına çıkarılmıştır. Bu artışların nedeni; yayına ilk başlandığında AFSAD’ın olanaklarıyla yayımlanan derginin bağımsız olarak kendi olanaklarıyla yayımlanabilmesini sağlamasıdır. Bir diğer önemli neden olarak; o dönemde yaşanan yüksek enflasyon, sürekli fiyat artışları ve kağıt karaborsasının, derginin maliyetlerinin artmasına neden olduğu, derginin dördüncü sayısında okurlara açıklanmıştır. Okurlardan gelen sayfa sayısının artırılması talebi ise derginin beşinci sayısında “Şu andaki 8 sayfalık dergimizi, bu doğrultuda gelişecek, daha dolgun ve yetkin bir dergi için başlangıç aşaması olarak görüyoruz. Fakat “fotoğraf sanatının toplumsal işlevini” yaşama geçirebileceğimiz ölçüde bu nicel değişim gerçekleşebilecektir.” şeklinde yanıt bulmuştur.

Derginin 10. sayısı, Türkiye içinde yaşanan siyasi ve ekonomik karışıklıklar nedeniyle, gecikmeli olarak 11. sayı ile birleşik sayı yayımlanmıştır. Bu sayıdan itibaren dergi fiyatı yine % 100’lük bir artışla, 10 TL’den, 20 TL’ye çıkarılır. Bu durum dergide okurlara şöyle açıklanır: “Hür ekonomik düzenimizin bir cilvesi olan kâğıt karaborsasının yanı sıra, tüm giderlerde görülen % 100’e varan artışlar nedeniyle içine düştüğümüz darboğaz, dergiyi sizlerden böyle uzun bir süre ayırabildi. Artan maliyetleri karşılamak amacı ile fiyatımız da bundan böyle 20 TL olacak.
Bu sayıda yapılan uzun bir açıklamada, Türkiye’de dergi yayıncılığının o dönemde yaşananlara ilişkin tespit ve eleştiriler içermektedir. “Günümüzde yayın dünyasındaki bunalımın sadece ekonomik bunalımlara dayandığını söylemek istemiyoruz tabii. Her şeyin birbirine bağlı olduğunu gözardı etmeden şu söylenebilir: ekonomik ve politik baskılar bir bütün oluşturur, paranın iki yüzü gibi. Dolaylı ya da açıkça bu ilişki böylece sürer. Kültür sanat alanındaki yayınların, dergilerin giderek darboğazlara girmelerinin yanı sıra, cicili-bicili, renkli-boyalı, dedikodulu, baldır-bacaklı yayınların alabildiğine yaygınlaşması başka nasıl açıklanabilir? Ülkemizdeki çarpık kapitalist düzen, yayın alanında şunu dayatıyor: yayın işi büyük sermayeye dayanmalı. Öyle her önüne gelenin dergi, kitap v.b. yayınlayıp huzur bozmasına olanak verilmemeli. Bu bir ölçüde sermayenin insiyatifi dışında, kapitalizmin ekonomik-politik yasalarına uygun olarak oluşan bir olaydır. Ama sermaye bu olgunun bilincinde olarak hızlandırabilir bu gidişi; kâğıt tahsisleri kısılır, dağıtım engellenir, toplatılır, kapatılır yayınlar bu uğurda.

Derginin bir sonraki sayısında da aynı durum yaşanmaya devam eder. 12. ve 13. sayılar birleşik sayı olarak yayımlanır. İçinde bulunulan güç ekonomik koşullar, okur katkılarıyla ve amatör çabalarla yayımlanan bu derginin daha fazla yayımlanabilmesine olanak tanımaz. Ekim-Kasım 1979 sayıları olan 12-13, derginin bu dönem içerisinde yayımlanan son sayıları olur.

İlk 13 sayısı 1978-1979 yıllarında yayımlanan “Fotograf” dergisi, yayınına ara verdikten sonra, Ocak 1984’te yayımlanan 14. sayısı ile yayım yaşamında ikinci dönemine girmiştir. “Fotograf” dergisinin okuyucularından aldığı yeniden yayımlanma istekleri ve AFSAD’ın bu yöndeki çabaları derginin bu dönemdeki ilk sayısında, “Fotograf dergisi olarak sorumluluğumuzun salt fotoğraf yayıncılığı, teknik bilgi ve haber aktarımıyla sınırlı kalmaması gerektiğinin bilincinde olarak, ülkemiz fotoğraf sanatının bu önemli boşluğunun doldurulmasına katkıda bulunmaya çalışacağız.” denilerek ikinci yayın dönemine girmiştir.

O dönemde AFSAD başkanı olan Kemal Cengizkan, “Fotograf” dergisinin çıkarılış öyküsünü 34. sayıda şöyle anlatıyor. “1983 sonbaharında dergi hazırlıkları başladığında 3. hamur kâğıda bile olsa bir dergi çıkarma zorunluluğunu hissetmekteydik. Ülkemizde gelişen fotoğraf potansiyeli bunu gerektirmekteydi. Bizler de AFSAD olarak böyle bir dergiyi gerçekleştirebilecek bir örgütlülükte olduğumuzu düşünmekteydik. Dergilerin maliyetlerinin milyonlarla anlatıldığı günümüzde böylesine bir işe nasıl başlanacaktı. AFSAD çevresinde bir abone kampanyası ile derginin ilk sayısının maliyeti karşılandı. Satılan dergilerle ikinci sayı çıkarılacak ve böylece rayına oturabilecekti. Ne yazık ki ilk iki sayıyı dağıtan şirket iflas edip ortadan kaybolunca satış gelirleri de suya düştü ve dergi yükü yine fotoğrafseverlerin omuzuna yıkıldı.” Dergi, yaşanan bu olaya karşın özveriye dayalı bir çabayla yaşamına devam etmeyi başarabilmiştir.

Ön ve arka kapakların kullanımıyla birlikte toplam 16 sayfa olarak yayımlanmaya başlayan derginin bu yeni yayın döneminde 23. sayısına kadar sadece siyah beyaz fotoğraf yayımlanmıştır. Aralık 1984’te yayımlanan 23. sayı ile birlikte derginin kapağında ve içeriğinde ilk kez renkli fotoğraf kullanılmıştır. Bu sayıda Türkiye’de gerçekleştirilen FIAP Renkli Fotoğraf Bienali’nden, sekiz fotoğraf renkli olarak basılmıştır. Renkli fotoğrafın maliyetinin daha yüksek olması kısıtlı bütçe ile çıkarılan dergiyi zorlamaktadır. Bu durumda bulunan farklı bir formülü derginin 37. sayısında, Yazı İşleri Müdürü Abdullah Ersoy şöyle açıklıyor: “Elimizdeki kısıtlı olanaklar içerisinde sayfa sayısını artırmaya çalışacağız. Renkli sayfa sayısının artırılması ancak, renkli baskının doğurduğu ek maliyetlerin bir bölümüne, fotoğrafları yayımlanan arkadaşların katkıda bulunması ile mümkün olabiliyor.

Aylık olarak yayımlanan dergi, dernek yayını olması ve derneğin yaz aylarında çalışmaması nedeniyle yaz aylarında tatil uygulayarak yılda 10 sayı yayımlanmıştır.

Derginin bu döneminde, boyutunda ve sayfa sayılarında bir değişim gözlenmektedir. 14-43. sayıları 17.5×24.5 cm, 44-49. sayılar ise 19×27 cm boyutunda yayımlanan derginin sayfa sayılarında da sürekli bir değişim olmuştur. 14 ve 15. sayıları reklamsız 16 sayfa iken, 16. sayıdan itibaren ön kapak içi ve arka kapağına reklam alarak 24 sayfaya, 33. sayıda 32 sayfaya, 37. sayıdan 43’e kadar 40 sayfaya çıkmıştır. 44. sayı ile birlikte derginin boyutu büyüyerek 36 sayfa olarak yayımlanmıştır. Derginin sayfa sayılarındaki bu değişimin; derginin giderek güven kazanmasıyla ve alınan reklamlardaki artışla birlikte, 14. sayıda AFSAD’ın bir sergisinin broşürünün verilmesiyle başlayan ve ardından bir dönem teknik çeviri ve yazıların dergi ile birlikte fasikül olarak verilmesinin de etkisi vardır.

14-23 sayı arasında; 8-12-16 sayfa arasında değişen ve her biri farklı konulardan oluşan bu fasiküllerin ardından, 24-32. sayılar arasında Ahmet Tolungüç’ün hazırladığı notlardan oluşan fasiküllerle “Amatör Fotoğrafçının El Kitabı” isimli temel fotoğraf bilgilerini veren bir kitap ek bir yayın olarak doğmuş, daha sonraki sayılarda bu kitabın cildi okurlara dağıtılmıştır. 24. sayıda verilen ilk fasikülde, Ahmet Tolungüç, dergi ile birlikte verilen fasiküllerden oluşan bu kitapla ilgili olarak şöyle yazmaktadır:
Kimi arkadaşlarımızın büyük bir emek ve özveri ile hazırladıklarına inandığımız kaynakların tükenmiş olmaları nedeniyle piyasada bulmak olanaksız. Bunlar ve benzeri nedenlerin zorlamasıyla AFSAD olarak bir ‘Fotograf’ dergisi yayımlamaya ve bunun eklerinde çeşitli teknik ve kuramsal yazılara yer verme kararı aldık. Bir yıllık yayın yaşamını tamamladığımız şu günlerde, bunda başarılı olduğumuzu da sanıyoruz. Fakat okuyucularımızdan aldığımız yoğun istek mektuplarında fotoğraf alanında karşılaştıkları sorunların çözümüne katkıda bulunacak kaynakları önermemizi istiyorlardı. Kimi zaman bunu yapabildik. Fakat nitelikli Türkçe yayınların tükenmesi ve Türkiye’nin her yöresine dağıtılamaması, böyle bir hizmeti okuyucularımız için doğrudan doğruya bizim yapmamız noktasına getirdi bizleri”.

Derginin içeriğinde; bir yerli bir de yabancı fotoğrafçının çalışmalarının tanıtılması, yarışma, sergi, gösteri vb. fotoğraf ortamıyla ilgili etkinlik haberleri yer almakta, özellikle ilk sayılarda teknik ve kuramsal yazılara pek fazla yer verilmemektedir. Fasikül uygulamasının sona ermesinden sonra, sayfa sayısının artmasıyla birlikte, dergide daha fazla yazıya yer verilmeye başlanmıştır.

Aralık 1986’da yayımlanan 43. sayı ile birlikte dergi, “FIAP Onaylı Dergi” unvanı almış ve sonraki sayılarında FIAP logosu dergi sicilinde kullanılmıştır. Bununla birlikte dergi içeriğinde FIAP’la ilgili bilgiler ve yarışma duyuruları düzenli olarak yer almaya başlamıştır.

14. sayıdan itibaren Kemal Cengizkan sahipliğinde yayımlanan “Fotograf” dergisinde, 33. sayıya kadar yazı işleri müdürlüğünü Merter Oral yapmış, A. Rıza Akalın, Halide Akcengiz, Tuğrul Çakar, Abdullah Ersoy, Nilgün Günden, İbrahim Göğer, Dora Günel, Tayfun Özel ve Ahmet Tolungüç yayın kurulunda görev almışlardır. 34. sayıda ise dergideki görev paylaşımında değişikliğe gidilerek, Abdullah Ersoy yazı işleri müdürlüğü görevine getirilmiş ve 49. sayıya kadar dergi yayın kurulsuz olarak yayın yapmıştır.

“Fotograf” Mart 1987’de yayımlanan 46. sayısı ile birlikte Türkiye’de en fazla sayı çıkaran fotoğraf dergisi olmuş ve bu sayıda, özelliğin coşkusu yaşanmıştır. Fakat ne yazık ki dergi bu özelliğini dört sayı ileri götürebilmiştir.

Dergi sürekli olarak maddi güçlükler içinde yayımlanabilmiş, 1500’leri bulan tirajı ve sürekli olmayan reklamlarla ayakta durmaya çalışmıştır. Dergide yayımlanan sunu yazılarında sürekli olarak okurlardan dergiye destek olmaları ve abone bulmaları konusunda yardım istenmiştir. Fakat 49. sayı ile birlikte karşılaşılan başka bir problem, derginin yayın yaşamının tekrar durmasına neden olmuştur. Basında yaşanan acımasız rekabet koşulları kendileri dışındakileri yok edecek yeni kurallara yol açmıştır. Dağıtım tekelini elinde bulunduran iki büyük şirketin, gazete bayilerine kendi dağıttıkları dergiler dışındaki yayınlara satış yasağı getirmeleri “Fotograf” dergisinin de devamını engellemiştir. Derginin 49. sayısı, bu durum nedeniyle gecikerek ve sayfa sayısı yarıya düşerek yayımlanmıştır.

Derginin son sayısında Abdullah Ersoy okuyucularına bu olayı şöyle duyurmaktadır. “Bu sayı ile birlikte karşımıza çıkan dağıtım sorunundan herhalde haberdarsınızdır. Türkiye’de yazılı basının dağıtım tekelini elinde bulunduran Gameda ve Hür Dağıtım Haziran ayında bayilere gönderdikleri bir duyuru ile kendilerinin dağıtımını yaptıkları dergilerin dışındaki yayınların bayilerde satılmalarını yasakladılar. Basın yayın alanın-da Türkiye’de son yıllarda yaşanmakta olan tekelleşmeyi hızlandırmaya yönelik bu girişim aynı zamanda basın özgürlüğüne indirilmiş büyük bir darbe olarak görünüyor. Aslında bu dağıtım şirketleri bazı yayınların dağıtımını önlerken, bu yayınları kendileri de dağıtmaya yanaşmıyorlar. Çünkü her iki dağıtım şirketi de aylık asgari 10.000’lik bir dağıtım sınırı belirlemiş durumda. Bu sayıda basılmayan ya da bu sayı üzerinden dağıtım komisyonu ödemeyen yayınların okuyucuya ulaşması bu yolla engellemiş oluyor.

Böyle bir engelle derginin ikinci yayın dönemi, Ocak 1984-Haziran 1987 arasında toplam 36 sayı yayımlanarak, sona ermiştir.

Eylül 1991’de 50. sayısı ile birlikte AFSAD “Fotograf” dergisi yeniden yayınlanmaya başladı. AFSAD’ın bu yayını sürdürmedeki ısrarında, fotoğraf çevresinden gelen isteklerle birlikte, iletişim alanında yaşanan hareketli bir dönemin de etkisi olmuştur.

Dört yıl ara verilen “Fotograf” dergisinin, fotoğraf çevresinin, yayına yeniden başlaması yönündeki talepleri, dergiyi derneğin gündeminden düşürmemiştir. Derginin bu döneminde genel yayın yönetmeni olan Tanju Akdeniz 50. sayıdaki sunu yazısında okurlarına çağrıda bulunarak “Fotograf’ın makyajını biz yapıyoruz, içeriğini de sizler belirleyeceksiniz. Sizlerden gelen görüş ve önerilerin ışığında Fotograf’a hep birlikte yön vereceğiz. Arada makinenizi bir kenara bırakıp kaleme sarılın. Fotoğraf üretenler olduğu kadar felsefesini yapanlara da gereksinimimiz var” demektedir. Bu çağrıda okurlarıyla bütünleşen bir dergi olabilme çabasının yanında, fotoğrafımızı daha düşünsel bir zemine oturtma çabası da yer almaktadır.

“Fotograf” dergisinin üçüncü dönemi olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, derginin yayın süresi daha önceki dönemlere göre değişerek iki ayda bir yayımlanması düşünülmüş, ancak bu iki aylık periyodu 54. sayıya kadar düzenli olarak devam etmiştir. Bu sayıdan, derginin bu döneminin son sayısı olan 57. sayıya kadar, üç sayıda dergi ancak altı ayda bir yayımlanabilmiştir.

AFSAD “Fotograf” dergisi, bu yayın döneminde de farklı bir ekip tarafından çıkarılmıştır. Tanju Akdeniz’in genel yayın yönetmenliğinde yayımlanan derginin yayın künyesindeki isimlerde sürekli bir değişim gözlenmektedir. Dergi yayımlandıkça, yayın kurulundaki isimler de değişmiştir. Aynı hareketlilik sonradan oluşturulan danışma kurulunda da olmuş ve hatta bu kurul daha sonra kaldırılmıştır. Dergi kadrosunda yaşanan bu değişimin, dernek yönetiminin değişmesi gibi etkenlerin olmasıyla birlikte, devamlılığı olmayan bir ekip tarafından çıkarılmasının da derginin bu dönemdeki yayın yaşamının uzun olmamasına etkisi büyüktür.

Bu dönemde derginin tasarımında da değişiklikler olmuş, kapağında daha kalın ve lak kaplamalı bir kuşe kâğıdı kullanılmıştır. Eski sayılarda siyah zemin üzerine yerleştirilen kapak fotoğrafı bu dönemin son iki sayısında renkli bir zemin üzerine oturtulmuştur. Dergi boyutunda da küçük bir değişiklik yapılarak 20×27 cm ve ortalama 40 sayfa olarak yayımlanmıştır.

Derginin içeriğinde yer alan reklamlarda bu dönemde artış olmuştur. Daha önceki dönemlerde ön kapak içi ve arka kapakta yer alan reklamlara, bu dönemde dergi sayfalarında da yer verilmiştir. Derginin devam edebilmesi için bir gereklilik olan reklamların sayısındaki bu artış, bazı okurları tarafından eleştirilmekle birlikte, reklamların dergi sayfaları arasında, uygun bir tasarımla, yazıları bölmeden, yazı ve bölüm sonlarına yerleştirilerek, dikkati dağıtmadan kullanılmasıyla, bu eleştirilerin önüne geçilmeye çalışılmıştır.

“Fotograf” dergisi bu dönemde, özenli grafik tasarımı, kaliteli kuşe kâğıt kullanımı ve titiz baskısıyla daha kaliteli bir dergi kimliğine bürünmüştür. Derginin kaliteden ödün vermeyeceği, bu dönemin ilk sayısı olan 50. sayıda okurlarına duyurulmuştur. Derginin genel yayın yönetmeni Tanju Akdeniz bu sayıdaki sunuş yazısında “Siyah beyaz fotoğrafları ton zenginliğinden ödün vermeksizin basmanın zorlukları bilindiğinden siyah beyaz fotoğraf sayfaları “double tone” renk ayrımı yapılarak basıldı. Bir fotoğraf dergisinde fotoğraf kalitesinden ödün vermeyi hiçbir zaman kabullenemeyeceğimizden maliyeti üç-dört katına çıkarmasına karşın bu yöntemi uygulamaya gelecek sayılarda da sürdüreceğiz” demektedir. Bu kalite anlayışı sonucunda dergide yayımlanan fotoğrafların baskılarında kayıplar en aza indirgenmeye çalışılmıştır. Dergide bu anlayışın yanında, yine bu dönemde, matbaa ve baskı teknolojilerindeki gelişmelerin etkisiyle önceki dönemlere göre daha fazla renkli fotoğraf kullanılmıştır.

“Fotograf” dergisinin içeriği, bu dönemde daha kapsamlı hale getirilmiştir. Daha önceki dönemlerde sürdürülen, bir yerli, bir de yabancı fotoğrafçı tanıtımı bu dönemde de aynı çizgide devam ettirilmiştir. Bunlara ek olarak, bu dönemde daha fazla teknik ve düşünsel yazılara yer verilmiştir. Dergide Türkiye’deki fotoğraf etkinliklerine ve fotoğraf alanındaki gelişmelere yer verilmiştir. Daha önceleri “Milliyet Sanat”, “Hürriyet Gösteri” gibi dergilerde yer alan fotoğraf tartışmaları, karşılıklı yanıtlar biçiminde “Fotograf” dergisinde de yer almaya başlamıştır. Bu tartışmalar, fotoğrafımıza belli bir dinamik katmakla birlikte, karşılıklı yanıtların kişisel tartışmalara dönüşmesi, okurlar arasında rahatsızlık duyulmasına yol açmıştır. Fotoğraf yayınlarının bu dönemde belirli bir artış göstermesi, bu yayınlara olan talebi ve ilgiyi daha da artırma düşüncesi, fotoğraf yayınlarının tanıtımında ve okuyucuya ulaşmasındaki güçlükler nedeniyle, dergi içeriğinde fotoğraf yayınlarını tanıtan yazılar da düzenli olarak yer almaya başlamıştır.

Derginin böyle başarılı bir yayın çizgisine ve yayımlandığı dönemde Türkiye’nin tek fotoğraf dergisi olmasına karşın, yaşanan ekonomik güçlükler, derginin düzenli olarak çıkmasını engellemiştir. Dergiyi ekonomik olarak besleyecek olan reklamların, dergi sınırlı bir okuyucu kitlesine ulaştığı için, reklam verecek kuruluşlarca cazip olmadığı düşüncesiyle belirli bir düzene oturtulamaması ve Türkiye’de yeni yeni gelişen sponsorluk kavramının fotoğraf alanında tam olarak işlememesi, derginin yayın yaşamına düzenli olarak devam edebilmesini engellemiştir. Bunun yanında, derginin kaliteden ödün vermeyişi ve maliyetinin zaten yüksek olmasıyla birlikte, Türkiye’de sürekli yükselen enflasyonla, maliyetlerin her geçen gün daha da artması ve dergi satışlarının dağıtım şirketlerince belirlenmiş rakamların altında kalması nedeniyle, bu şirketlerce dağıtımının yapılmaması ve satışın sadece abonelik sistemine dayanması gibi ekonomik sorunlar, derginin yaşamını devam ettirmesini engellemiştir. 57. son sayısında okurlara duyurulan Kütüphaneler Genel Müdürlüğü’nün 300 dergilik aboneliği de derginin yaşamasına yetmemiş ve dergi bu sayıdan sonra yayın yaşamını üçüncü kez durdurmuştur.

Bir dernek yayını olan ve kesintilere uğrayarak üç ayrı dönemde toplam 57 sayı olarak yayımlanan “Fotograf”, Türkiye’de en fazla sayıya ulaşan fotoğraf dergisi olarak, Türkiye fotoğrafına önemli bir katkıda bulunmuştur. [4] Okurlarının desteği ve Türkiye’nin en köklü fotoğraf kuruluşlarından biri olan AFSAD’ın birikimiyle yayımlanan dergi, her döneminde ekonomik güçlükler nedeniyle zorlanmıştır. AFSAD üyelerinden oluşan gönüllü ve özverili bir kadro ile maddi bir beklenti olmadan, derneğin kendi sınırlı olanaklarıyla yayımlanan dergi, Türkiye fotoğrafçılarının birbiriyle iletişim kurmalarını sağlamıştır. Fotoğraf yayınlarında görülen boşluğu kapatma düşüncesiyle yayımlanan dergi, AFSAD’ın geleneksel sloganı “Fotoğrafta Ortaklaşa Çaba”nın ürünü olarak Türk fotoğrafına 57 sayı armağan etmiştir.

Kaynakça:
Fotoğraf Dergisi 1-57. Sayılar
[1] “Fotoğraf Sanatının Kitlelere Ulaşma Sorunu ve Yeni Adımlar” Fotoğraf dergisi, Kasım 1978, Sayı:1
[2] Kemal Cengizkan, “Dünden Bugüne Afsad” Fotograf Dergisi, Mayıs 1987, Sayı 48, Sayfa: 31
[3] Çerkes Karadağ ile yapılan 12 Şubat 2001 tarihli görüşme
[4] Bu sayı Ant yayıncılık tarafından da halen yayımlanmakta olan Fotoğraf dergisi tarafından Ocak 2005’de yayımlanan 58. Sayısı ile egale edilmiştir.

Kontrast Sayı 33, Ocak-Şubat 2013

Osman ÜRPER