Photographic Features from Ottomans to Early Republic Period | Ugur KAVAS

Osmanlı’dan Erken Cumhuriyet Dönemine Fotoğrafta Öne Çıkanlar

ve Basında Fotoğrafın Kullanımı

 

Erken Cumhuriyet dönemine gelene kadar, öncelikle fotoğrafın oluşum sürecine ve Osmanlı’da duyuruluşuna kısaca değinmekte yarar var. Aristo’nun MÖ IV. yy.da bir yüzey üzerine görüntü düşürmesiyle başlayan fotoğrafın optik tarihine, birçok bilim adamının çabasıyla çok şey eklenmiştir. MS 965-1038 yılları arasında yaşayan ve batıda Alhazen olarak bilinen ünlü İslam optik bilgini Basralı Ebu Ali El Hasan İbn-i Heysem en ilkel fotoğraf makinesi olan Camera Obscura’yı ilk kullanan kişi olarak tarihe geçmiştir. Aradan geçen yıllar ve 1725’den itibaren kimyasallarla başlayan çalışmalar, 1826’da Niepce’in kağıt üzerine Camera Obscura aracığıyla bir görüntü elde etmeyi başarmasıyla başka bir boyut kazanır. Konu üzerinde bir başka çalışan ise, Daguerre’dir. Niepce ve Daguerre ortaklığında araştırmalar genişler. Daguerre, Niepce’in ölümünden sonra da çalışmaya devam eder ve metal bir plakaya kalıcı baskı sistemi 19 Ağustos 1839’da Francois Arago tarafından dünyaya ilan edilir. Daguerre, Niepce’in sekiz saatten uzun süren pozlama süresini otuz dakikanın altına düşürmeyi de başarmıştır.

Dünyada çok ilgi uyandıran bu yeni icat, Osmanlı’nın 30. padişahı olan II. Mahmud’un saltanatının son yılına rastlar. İmparatorluğun ilk gazetesi olan ve İstanbul’da yayınını Türkçe, Arapça, Fransızca ve Ermenice olarak sürdüren Takvim-i Vekayi, icadı, iki ay sonra 28 Ekim 1839 tarihli 186. sayısında Osmanlı halkına duyurur. Aynı yıl, Fransız ressam Horace Vernet, yeğeni Charles Marie Bouton ve Daguerreotist Goupil Fesquet, Marsilya limanından yola çıkarak dünyadaki ilk fotoğrafik geziye başlarlar. Osmanlı toprakları sınırları içerisinde olan Suriye, Kahire, Şam, Kudüs ile İzmir’in de fotoğraflarını çekerler. II. Mahmud’tan sonra oğlu Abdülmecid tahta geçer. Onun döneminde de fotoğraftaki gelişmeler ilgi ile izlenir. Osmanlı’nın ikinci gazetesi olan Ceride-i Havadis yayın hayatına başlar ve fotoğraf haberlerini en çok işleyen gazete olur. İstanbul’a fotoğrafçı akını da başlamıştır. 1850’de Vasilaki (Basile) Kargopulo ilk stüdyoyu açar. Beş yıl sonra Kırım Savaşı başlar ve ilk savaş fotoğrafları(!) Roger Fenton tarafından dünya görsel tarihine armağan edilir. Osmanlı’da ardı ardına stüdyolar açılmaya başlar. Abdullah Biraderler, Pascal Sabah stüdyo açanların başını çeker. Abdülmecid’ten sonra tahta Abdülaziz geçer. Tahta geçtiği yıl olan 1861’de dünyanın bir başka ucunda Amerika’da iç savaş başlamıştır. Foto muhabiri Mathew Brady, kuzey güney arasındaki savaşı Harper’s Weekly dergisi için izleyerek yine dünya görsel tarihine yedi bin kare hediye eder. Bu arada Osmanlı saltanat makamı fotoğrafın gücünü anlamıştır. Abdülaziz, Abdullah Biraderler’e bir portresini çektirir. Fotoğrafları resmî dairelerde kullanılır. Basın hayatı birbiri ardına çıkan gazete ve mecmualarla renklenir. Ancak baskı teknikleri fotoğraf basmaya henüz müsait değildir.

1795 yılında asıl işlerliğine kavuşan Mühendishane-i Berri Hümayûn mezunu olan ve Osmanlı fotoğraf tarihinde önemli yer tutacak askerî fotoğrafçılar Osmanlı coğrafyasını fotoğraflamaya başlamışlardır. 1876 yılında Abdülaziz tahtan indirilerek yerine V. Murad geçer. Ancak sadece 3 ay makamda kalır ve yerine II. Abdülhamid geçer. II.Abdülhamid, fotoğrafın gerçek dostudur. Bugün dünyada sayılı fotoğraf koleksiyonları arasında baş sırada sayılan Yıldız Albümleri onun eseridir. 911 albüm, 36.535 fotoğraftan oluşan bu seri, Osmanlı’nın en önemli ve bize kalan mirası olan görsel hazinesidir.

Bu arada basında ilk fotoğraf kullanımı da II. Abdülhamid dönemine rastlar. 1891’de yayına başlayan Resimli Gazete ile aynı yıl Ahmet İhsan Tokgöz tarafından yayınlanan Servet-i Fünun başı çeker. Özellikle Servet-i Fünun, fotoğrafa ve fotoğraf haberlerine çok büyük bir yer verir. İlk foto röportaj, Osmanlı’da yapılan ilk fotoğraf yarışması ve bu yarışmaya bağlı olarak ilk sponsorluk (yarışmanın ödülü fotoğraf makinesidir ve bir firma tarafından verilmiştir) derginin başardığı işlerdendir. II. Abdülhamid’in 33 yıl süren saltanatının en önemli olayı II. Meşrutiyet’tir. Basında özgürlük rüzgârları esmekte ve fotoğrafçılar artık özgürce fotoğraf çekmektedir. Dönemin ünlü foto muhabirleri Ferit İbrahim, Ebüzziya Tevfik’in oğulları Talha ve Velid Ebuzziya, Arif Hikmet Koyunoğlu ve Burhan Felek’tir. Abdülhamid’ten sonra Sultan Mehmed Reşad dönemi (1909-1918) başlar ki, 1. Dünya Savaşı’nın zor yılları bu araya rastlar. Ülke zor günler geçirmektedir. Cephe haberleri, özellikle de Çanakkale cephesi fotoğrafları o dönem çıkan ve askeri fotoğrafçıların çektiği fotoğrafların yer aldığı Harp Mecmuası’nda yayınlanır.

Mehmed Reşad’tan sonra Osmanlı’nın son padişahı Sultan Vahdettin başa geçer (1918-1922). Ülke düşmanlarca zapt edilmiş ve paylaşılmış durumdadır. Milli Mücadele yılları başlar. Daha önce saydığımız fotoğrafçılar arasında yer alan Velid Ebüzziya’yı özellikle anmak lazım. Çünkü 1920 yılında İngilizlerin Şehzadebaşı karakoluna yaptıkları baskın sonucu, şehit ettikleri altı askerin fotoğrafını hemen çekip, yüzlerce adet çoğaltarak, Anadolu’ya milli mücadeleyi alevlendirmek için göndermesi çok önem taşımaktadır.

Milli Mücadeleyi yurt dışında anlatabilmek için 1920 yılında önce Anadolu Ajansı, sonra da Matbuat ve İstihbarat Müdüriyet-i Umumiyesi (Bugünkü BYEGM-Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü) kurulur. Yokluk dönemi olduğundan gazeteler o dönemde fotoğrafa fazla yer veremez. İllüstrasyonlar daha fazla yer alır gazete sayfalarında.

Ulusal Savaş’ın kazanılması, Lozan Konferansı’ndaki zafer gazete sayfalarını süsler.

Erken Cumhuriyet Dönemi

29 Ekim 1923’te Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde yeni bir devlet kurulur. Bu devlet 91 yıldır ayakta olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Erken Cumhuriyet dönemi diye tanımladığımız ilk yıllar, özellikle 3 fotoğrafçı tarafından görsel kayıta alınır. Bunlar Etem Tem, Esat Nedim Tengizman ve Cemal Işıksel’dir. İlk ikisi asker kökenli ki, sonradan basında çalışmışlardır. Cemal Işıksel ise, basın fotoğrafçısıdır. Atatürk’ün yaptığı devrimler, yurt içi gezileri, toplantılar kayıt altına alınır. O yıllarda basın fotoğrafçısı da az sayıdadır. Ali Ersan, Cemal Göral, Mazhar Apa, Hilmi Şahenk, Cemal Işın, Faik Şenol, Kamiran Çelebi en önemli isimlerdir. Otuzlu yıllardan başlayarak bu sayı artar.

Erken Cumhuriyet dönemi olarak, cumhuriyetin ilanından Atatürk’ün ölümüne kadar geçen 15 yılı saymak belki daha doğru olur. Çünkü bu yıllar arasında genç Cumhuriyetin tanıtımı için çok yoğun çaba harcanmıştır. Bu çaba özellikle Cumhuriyet’in 10. yıl kutlamalarında doruğa ulaşmıştır. Gazeteler, tüm kutlamaları tam sayfa olarak vermişler, ülkenin imarlaşma çalışmaları yıl boyunca gazete sütunlarında yer almıştır.

Bu arada daha önce sözünü ettiğimiz Matbuat ve İstihbarat Müdüriyet-i Umumiyesi (Bugünkü BYEGM-Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü) kadrosuna o dönemin deyimiyle “Propaganda Fotoğrafı Spesiyalisti” Othmar Pferchy’i almış ve La Turquie Kemaliste dergisini yayınlayarak ülkenin yurt dışı tanıtımına büyük bir katkı sağlanmıştır. Othmar, gelecekteki fotoğrafçıların da adeta idolü olmuş, onun tarzından birçok fotoğrafçı etkilenmiştir. Othmar’ın çekimleri, pullardan, dergilere, banknotlardan afişlere birçok yerde yer almıştır. 29 Şubat 1936’da nitelik ve nicelik açısından Türkiye’deki en görkemli fotoğraf sergisi açılmıştır. Sergi Ankara Sergievi’nde gerçekleşmiş ve açılışını dönemin Ekonomi Bakanı ve İçişleri Bakan Vekili Celal Bayar yapmıştır. “Tarih, Güzellik, Tarih ve İş Memleketi” isimli sergide yer alan 628 fotoğrafın 500’ü Othmar’a, geriye kalan 129 tanesi ise 28 amatör ve profesyonel fotoğrafçıya aittir.

Dönemin bir başka önemli işi de yine Matbuat Umum Müdürlüğü’nün yayınladığı ve halâ koleksiyonerler tarafından aranan “Fotoğraflarla Türkiye” albümüdür. Albüm yurt dışında basılmış ve yine ülkeye gelen misafirlere ve yurtdışı temsilciliklerine verilmek üzere hazırlanmıştır. Fotoğrafların tümü Othmar’a aittir. O yıllarda basında da büyük bir hareket vardır. Spor sayfaları, resimli romanlar, renkli sayfalar gazetelerde yer almaya başlamıştır. Bu dönemde foto muhabirliğine başlayan ve sonraları adından en çok söz edilen foto muhabirleri şunlardır: Zeki Bükey, Burhan Tan, Namık Görgüç, Selahattin Giz, Ahmet Tuna, Suavi Sonar ve Kemal Baysal’dır.

O dönemde foto muhabirlerinin isimleri çok fazla kullanılmamıştır. Fotoğrafın kimin tarafından çekildiği değil, nasıl ulaştırıldığı daha önemlidir. Fotoğraf altlarında “Hususi olarak giden muhabirimizin gönderdiği resimler” ya da “Resimler uçakla gönderilmiştir” ibarelerine sıkça rastlanır.

1932 yılında açılan Halkevleri’nin fikir ve sanat alanına sağladığı katkı son derece önemlidir.

Türk fotoğrafının gelişmesine faydası olan çalışmaların başında, fotoğraf yarışmaları düzenlenmesi gelir. Sonraki yıllarda öğretim kadrosunda yer alacak isimler, bu yarışmalarda dereceye girenler arasından çıkar ki, başı Şinasi Barutçu çekmektedir. Sanatsal çalışmalar kırklı yılların sonunda meyvesini vermeye başlar ve fotoğraf kulüpleri kurulmaya başlar. 3 Nisan 1950’de TAFK (Türkiye Amatör Foto Kulübü) Cumhuriyet fotoğrafında resmi örgütlenmenin ilk örneği olur. Sonraki yıllarda dernek sayıları ve kadrolar artar. Geçmişten günümüze bakıldığında fotoğraf dalındaki gelişmeler hiç de yadsınacak gibi değildir. Neredeyse artık ilçelerde bile kurulan fotoğraf dernekleri amatör fotoğrafçılara yol göstermekte, bilgi aktarmaktadır. Derneklerden yetişen fotoğrafçılar yurtiçi ve yurtdışı yarışmalarda ödüller almakta, albümler çıkartmaktadır. Ancak, devletin kültür politikası içinde fotoğrafın yeri sadece devlet fotoğraf yarışmaları ile sınırlıdır. Bugün bir Türk Fotoğrafından bahsetmek mümkün değildir. Türkiye’de halâ kapsamlı bir fotoğraf müzesi -İstanbul’da belediyenin yaptığı çalışmayı saymazsak- mevcut değildir.

Umarım, yakın bir gelecekte devletin kültür politikası içinde fotoğraf layık olduğu yeri alır. Ancak duruma baktığımızda daha çok bekleyeceğimiz meydandadır. Bol ışıklı günler dileğiyle..

Kaynakça:

1-Erken Cumhuriyet Dönemi Türk Fotoğrafı 1923-1960 -Seyit Ali Ak

2-Basınımızda Resim ve Fotoğrafın başlaması-Orhan Koloğlu

3-Türkiye’de Basın fotoğrafçılığının Görsel tarihi / Osmanlı’dan-1960’a Uğur Kavas

4-Uğur Kavas arşivi.