Gülser GÜNAYDIN | Bunlar da var – Alfredo Jaar (54. Sayı)

Alfredo Jaar

Alfredo Jaar 1956 doğumlu, New York’ta yaşayan Şili doğumlu bir sanatçı, mimar ve film yapımcısıdır.

Jaar kariyeri boyunca soykırım, mültecilerin sınır ötesi yer değiştirmesi ve gelişmekte olan ve sanayileşmiş ülkeler arasındaki güç dengesizliği gibi önemli siyasi ve sosyal meseleler üzerine yapıtlar verdi. Tüm işlerinde çalıştığı konulardaki görüntü bolluğunun aksine boşluğu, olmamayı, karanlığı kullanır.

Göç ve soykırım üzerine önemli birçok eser üreten Jaar’ın çalışmasından biri 1992’deki Berlin Pergamon Müzesi’ndeki işidir. Direniş Estetiği (An Aesthetics of Resistance) başlıklı eser, müzenin klasik antika koleksiyonundaki en ünlü eseri olan Pergamon Sunağı’nın merdivenlerine yerleştirilen on beş adet neon levhadan oluşur. Her bir levha, göçmenlere ve sığınmacılara (çoğunlukla Türk) yönelik saldırıları gösterir.
İzleyiciler merdivenlerden çıkarken bu isimleri metaforik olarak geçerler ve toplumsal sorumluluklarını göz önünde bulundurmalarını gerektiren bir şehir olarak sunağın içinde dolaşırlar.

Bir başka işinde küreselleşmiş bir dünyada göç ve ayrımcılık sorunlarına işaret etmek için, Tijuana-San Diego sınırındaki üç bin balonun adeta bir bulut gibi havaya salınmasını içeren bir performans gerçekleştirir. Bulut (The Cloud) önceki on yıl boyunca Meksika ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sınırı geçen kayıpların yaşamlarına karşılık gelecek sayıda balondur. Sınırın her iki tarafındaki müzikal performanslar ve şiir resitalleri eşliğinde balonlar havalanır ve performans sessizlikle sonuçlanır. Jarr projeyi halkın anma eylemine dönüştürmüş olur.

Art Basel’de yaptığı hediye (The Gift) adlı çalışma ise Aylan Kurdi adlı çocuğun cesedinin karaya çıktığı Türk sahilinin görüntüsünü içeren mavi kutuyu (çocuğun bedenini göstermek istemez) tek tek oraya gelen izleyicilere sunar. Malta merkezli STK Göçmen Offshore Yardım İstasyonu’na (MOAS) bağış çağrısında bulunur. “Batmak üzere olan insanları kurtaran tek sivil toplum örgütü” diyen Jaar, Messeplatz’da, Basel’de ve Münsterplatz’da dağıtmayı planladığı 12.000 kutunun sağladığı katkıların, Avrupa’daki mülteci krizine karşı tutumlarını değiştirmelerine yardımcı olabileceğini umuyor.