Bir Yılı Sanata Dönüştürmek: Tehching Hsieh’in Performansları

1970’li ve 1980’li yıllar, sanatın yalnızca bir nesne üretmekten ibaret olmadığı deneyim ve fikir üzerine yoğunlaştığı yıllardı. Özellikle performans sanatı bu dönemde hem radikalleşti hemde uzun süreli ve yaşamın kendisini sanatın konusu ve malzemesi haline getiren eylemlere dönüştü. Bu yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden birini Tehching Hsieh, 1978-1986 yılları arasından birbirinden farklı konuları içeren beş performans sergilediği “One Year Performance” adlı çalışması ile gerçekleştirdi.

Hsieh için sanat, bir nesne üretmek değil, zamanı, bedeni ve yaşamın kendisi üzerine performanslar sergilemekti. Bu performanslar kısa süreli değil, aylar hatta yıllar süren katı kurallar üzerine kurulu deneylerdi. İlk eylemi olan “Jump Piece” (1973) için, yaklaşık 4,5 metre yüksekliğindeki bir pencereden beton zemine atladı. Super 8 kamerasıyla bu eylemi fotoğrafladı ve sonraki eylemlerinde de bu belgeleme pratiğini  sürdürdü. 1978-1986 yılları arasından ise her biri birer yıl süren performanslar sergiledi. One Year Performance 1978–1979 (Cage Piece) için bir yıl bir kafeste yaşarken, 1980–1981 Time Clock Piece için bir yıl boyunca vardiya kartı bastı, 1981–1982 Outdoor Piece eyleminde bir yıl sokaklarda yaşadı ve kapalı bir mekana girmedi, 1983–1984 Rope Piece ile bir yıl boyunca başka bir sanatçıya ip ile bağlı yaşadı, 1985–1986 No Art Piece ile ise bir yıl boyunca sanat yapmayı ve sanatla ilgili konuşmayı bıraktı.

Hsieh bütün performanslarında kendisine son derece katı bir kural koyuyordu. One Year Performance 1980–1981 Time Clock Piece için bir yıl boyunca, her saat başı bir vardiya kartı bastı. Bunun için bir saati kurdu ve her saat başı kart bastı. Bu eylem gece gündüz, kesintisiz biçimde bir yıl devam etti. Uyku parçalandı, günlük yaşam bölündü ve zaman, doğal akışını kaybetti. Burada fiziksel dayanıklılık gösteri içinde değildi. Amacı zamanın nasıl deneyimleyebileceği üzerine düşündürmekti. Bütün bir yılını saatlere bölerek yaşamın sürekliliğinin yitirilmesini sağlamaya çalıştı. Zaman yaşanan bir süreklilikten çıkarak ölçülen ve bölünen bir olguya dönüştü.

Eserin kendisi bir nesne değildi. Hsieh, performansını fotoğrafladı ve bu fotoğrafları,   kartları ve kayıtları sergiledi. Sanatı bir yıl boyunca süren bir yaşam biçimine dönüştürdü. Bu eser, sanatın yalnızca ne üretildiğiyle değil, nasıl yaşandığıyla da ilgiliydi. Hsieh, bu performansıyla bizleri bir çok soruyu da düşünmeye yöneltti: Sanat, bir nesne üretmeden de var olabilir mi, yoksa onu görünür kılan şey bir kayıt mıdır? Sanat, bir an mıdır, yoksa bir süreç mi? Ve belki de en temel soru şudur: Hsieh’in yaptığı şey izleyiciye, yaşam kesitleri sergilemek midir, yoksa izleyiciyi yaşam üzerine yeniden düşünmeye itmek midir?

Bizi paylaşın..