Erdem Varol’un Oyunbozan başlıklı ilk kişisel sergisi 18 Eylül–31 Ekim 2026 tarihleri arasında Ankara Ka’da.
Erdem Varol‘un pratiği yürümek, görmek, kaydetmek ve tekrar bakmak eylemleri etrafında şekillenen katmanlı bir görsel düşünme biçimidir. Fotoğrafı sıradan bir kayıt pratiğinden ziyade, hataları ve kazaları da içine alan bir oyun alanı olarak görür. 
Yaşamın çok katmanlı dokusuna kişisel hafıza ve bedensel deneyim üzerinden yaklaşan Varol, yürümeyi hem görsel bir araştırma yöntemi hem de düşünsel bir araç olarak kullanır. Yüksek kontrastlı, grenli siyah-beyaz görüntüler, renkleri öne çıkaran ya da yok eden doğrudan flaş ve kural dışı kompozisyonlar, mekânla kurduğu ilişkide yüzeyin altında kalan titreşimleri açığa çıkarır. Fotoğraflarındaki figürleri çoğu zaman bilinçli olarak anonim bırakır, böylece yalnızca fotoğrafın öznelerine değil, bize dair de bir hikâye anlatır. 
İşleri belgeleme ve şiir arasında gerilen bir çizgide yürür. Erdem Varol’un dünyası yalnızca görülen değil, hissedilen bir yerdir: Bastığın zeminin kaydığı, tanıdık olanın dönüşmeye devam ettiği ve fotoğraf eyleminin tam da o milisaniyelik baş dönmesi içinde kurulan şahane, kusurlu bir oyundan ibaret olduğu bir zihin mekânı.
