Burcu VARDAR | Işık Sözcükleri – Tarihin Fotografisi Üzerine Tezler (46. Sayı)

Işık Sözcükleri: Tarihin Fotografisi Üzerine Tezler – Eduardo CADAVA
Çeviri: Aziz Ufuk KILIÇ
Metis Yayınları/2008/217 Sayfa

‘‘HER ÖNSÖZ ışığa doğru bir açılıştır. Tıpkı sabah ışığını içeri alan küçük pencere ya da görüntülere geçit veren fotoğraf makinesi açıklığı gibi, önsöz de bir tür ışığı deneyimlememizi sağlar”.

Eduardo Cadava Princeton Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünde öğretim üyesidir ve Işık Sözcükleri Türkçe’ye çevrilen ilk kitabıdır. Yazarın bir çok alanda (edebiyat, felsefe , fotoğrafçılık, mimarlık, müzik, demokrasi, savaş, bellek ve unutma, ırk ve kölelik, insan hakları ve vatandaşlık ve karar etiği üzerine) yazıları yayınlanmıştır.
Kitabın başlangıcındaki Jean-Luc Nancy’e ait “Fotoğrafi düşüncenin gerçekliğini gösterir” sözü kitaba dair ilk intibayı oluştururken, isminin de “Işık Sözcükleri: Tarihin Fotoğrafisi Üzerine Tezler” olması bize tezlerin birer ışık sözcüğü olduğunu ima ediyor. Kitabını ağırlıklı olarak Walter Benjamin’in denemeleri üzerine yazmış ve bize Benjamin’i Weimar Almanyası’nın en keskin siyasal ve kültürel araştırmacılarından biri olmanın ötesinde, teknoloji ile görüntünün yeniden üretilebilirliği arasındaki ilişkiyi dert edinen bir düşünür olarak tanıtmıştır.

Cadava, kitabında özgün bir yöntem izlemiş ve sistematiği reddetmiştir. Benjamin’e de, kendinde olmayan bir sistematiklik yüklemek yerine, tam tersi dağılmış bir biçimde duran denemelerin yan yana olabilirliğini göstermiştir. Yazar fotoğrafi hakkındaki fikrini Benjamin’den alıntılayarak şöyle açıklamıştır:
“Fotografi, tarihte ilk kez, bir insana ait kalıcı ve şaşmaz izleri muhafaza etmeyi olanaklı kıldı”.
Benjamin’in fotoğrafa yönelik fikirlerinin, felsefi ve sosyolojik çıkarımlarının yer aldığı denemelerini ustaca bir araya getirmiş ve onun Tarihi yazmak, tarihi alıntılamaktadır sözünü, fotoğrafında An’ın alıntılanması olduğu fikriyle birleştirmiştir. Önsöz kısmındaki ilk cümlesi; “HER ÖNSÖZ ışığa doğru bir açılıştır. Tıpkı sabah ışığını içeri alan küçük pencere ya da görüntülere geçit veren fotoğraf makinesi açıklığı gibi, önsöz de bir tür ışığı deneyimlememizi sağlar”.

Fotoğraf ve felsefeye can veren şeyin ışık olduğuna inanan yazar, her ikisine de; düşünüm, uygulama ve açık seçiklilikle, bilgiyle ulaşılacağını savunur. Günümüz kitlelerinin tutkulu eğilimi diye adlandırdığı uzaklığın azaltılmasının görüntü arzusuyla ilintili bir tutku olduğunu düşünen Cadava, mesafe olarak bize uzakta olan bir şeyin yakında olabileceğini şu cümleyle, “Ortadan kaldırılmış mesafe kendi başına yakınlık değildir. Büyük mesafede uzaklık değildir” dile getirmiştir. Henri Bergson, Louis A. Blanqui, F. Kafka, S. Freud, Goethe gibi birçok ismin de içinde bulunduğu kitapta Blanqui’nin “hiçbir orijinal tip yoktur ki, bütün diğerlerinin kalıntılarından oluşmamış olsun’’ sözünü “Yalnızca yeniden üretilebilir olduğumuz ölçüde kim isek oyuz. Kendi portresini çeken ve sonra sonsuzca tab eden fotoğraf makinesi gibi, yeryüzü kendini sonsuz kere yeniden üretir’’ cümlesiyle açıklayan yazarımız, fotoğrafın üretiminde bir zaman dilimini gösterdiğini hem de gösterdiğinin dışında bir zamanı yansıttığını ek olarak da her bakan gözle yeniden üretildiğini bize anımsatmaktadır.

Başta tarih ve fotoğraf olmak üzere yirmi sekiz temanın yer aldığı kitapta; kökenler, yazıtlar, yıldızlar, yeniden üretilebilirlik, izler, dil gibi alt başlıklar yer alıyor. Bazı kitaplar dip notları ve kaynakçalarıyla da dikkat çeker “Işık Sözcükleri” de bu kitaplardan biri, yüz dört dip notun bulunduğu kitapta yazar, okuyucuları üzerinde durmak istediği diğer konularla ilgilenmeleri için de yönlendirmiştir. Cadava siz fotoğraf severleri; fotoğrafın ışığında, tarihe düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor.

Hazırlayan: Burcu VARDAR