Alex STODDART | Portfolyo (50. Sayı)

Kendimi öncelikle bir hikâye anlatıcı olarak tanımlıyorum. Sadece hikâyelerimi bir fotoğraf makinesi ile anlatmış bulunuyorum. Şanslıyım ki şu anki dijital zamanlarda yaşıyorum çünkü aynı fikirleri layıklıyla bir boya fırçası veya sözlerle ifade edebilir miydim bilemiyorum. Her karede yarattığım farklı bir dünya ve orada yaşayan farklı karakterler var. Kendi yüzüm birebir orada olmasa da her fotoğrafta aslında hep benden bir parça var. Her zaman sadece bir hayatım oluşunun ve onu sadece bir bedende yaşayacağım gerçeğinin acısını içimde hissediyorum.

Pek çok farklı hayat yaşamak istiyorum. Burada sağa dönmek yerine sola dönersem veya şu kariyer yolu yerine bunu seçersem veya o kişi yerine bunu öpersem ne olacağını deneyimlemek istiyorum.
Ve fark ettim ki fotoğraf sanatı, özellikle öz-portre çekmek, bana bu diğer olasılıkları keşfetmek için şans veriyor. Bu her zaman direkt olmuyor. Çoğu zaman sadece mecazen oluyor ama yine de bir şans veriyor. Bu benim hayatımın monotonluğunu kırıyor ve bahsettiğim farklı hayatlarda doğmamı sağlıyor. Fotoğraflarım karakteristik olarak karanlık bir atmosfer ve tona sahip. Dürüst olmak gerekirse bunun sebebini henüz çözebilmiş değilim.
Yapı olarak canlı ve neşeli bir insanım, sanırım bu, hayatın diğer yüzüne – ölüm, depresyon, gönül yarası- olan merakım yüzünden böyle oluyor. Fotoğrafı etrafımdaki dünyayı sindirmek ve kendi kendimi incelemek için kullanıyorum. Fotoğraflarım olmasa, sürekli yaratmanın bende yarattığı rahatlama olmasa kendimi kaybolmuş hissederdim.

Hazırlayan ve Çeviri: Zeynep HAMURDAN

Alex Stoddart Alex Stoddart Alex Stoddart Alex Stoddart Alex Stoddart Alex Stoddart Alex Stoddart Alex Stoddart Alex Stoddart